İyi bayramlar efendim...

Bugün bayram..

Bugün Ümraniye karmakarışıktı. Herkes bir yerde -kimi ayakkabıcıda, kimi bankada, kimi trafikte :)- dolanıyor. Herkes elinden geldiğince bayramlıklarını düzüyor. 

Eskiden bayram öncesi farklı bir şevince sahip olurdum. Çünkü ertesi gün görebildiğim herkesi görecektim ve şekerler, tatlılar yiyecektim, kızkaçıranlar, torpiller patlacaktım.. Bir de okullar tatil oluyordu tabi. Sabaha kadar uyuyamazdım. Sanki şimdi uyuyormuşum gibi.. 

Şimdi ise seviniyorum çünkü uzun zamandır görmediklerimi göreceğim. 

Evet, artık görebileceğim kadar çok kişiyi görmüyorum, görmediklerimi görüyorum. İstanbul'da amcamlara, halama ve ablamlara gidiyorum ve gidecek başka yer kalmıyor.. Onları da belki Samsun'da olduğum için ya da aramızdaki bağlar gevşediği için göremiyorum ve bayram mana oluyor..

Yeter şimdilik.. Herkes için temennim iyi bayramlar... 

Diziler, diziler, diziler... Hayatımız dizi oldu ya..

| 0 yorum

Şu aralar "Kyle XY" adlı diziyi izlemekle meşgulüm. Birinci sezon yakalşık 3 saat önce bitti.

Diziyi izlediğim diziport'ta 2.sezon 1.bölüme yanlış altyazı koydukları için şu anda indirmekle meşgulüm.

Bu diziden başka "Prison Break"i izliyorum bir de..

Tabii "Lost" olmadan olmaz değil mi?

Bir de bunlara TNT aracılığı ile izlediğim Monk, Supernaturel, Seinfield, Back to you, Extras, The office, Diagnosis Murder, Grey's anatomy gibi dizileri de katarsak tam bir dizi manyağı oldum.

Bu izlediğim diziler içinde Extras'ı es geçelim. Arkadaşın zoruyla izliyorum çünkü.

Ama diğerleri beni kendimden alıyor. Midem buluanıyor artık dizi izlemekten ama yine de izliyorum.

Bir de izlemeye çalıştığım bazı Türk dizileri var. Yol arkadaşım, Son ağa, Arka sıradakiler, Bez bebek, Eşref saati, Kız takımı.. vs.

Aslında bunların çoğunu can sıkıntısından izlemeye başladım. Çoğunu denk geldikçe izliyorum. Ama yabancı dizileri denk geldikçe izlemem daha zor olduğu için indir izle yapıyorum ve bunu benim oldukça fazla zamanımı alıyor.

Yeter herhalde bu kadar. Dizisiz günlere..

İşler nasıl?

| 0 yorum

Bir haftadır yazmıyorum neredeyse.. Doğaldır, hiç bir zorunluluğum yok çünkü. Para kazanmıyorum, birileri kesinlikle zorlamıyor. kelimelerinsoyağacı için yazmaya başladığım yazı bile halen yarım duruyor.

Az önce Prison Break'ın 1. sezonunu www.diziport.com sayesinde bitirdim. Artık İstanbul'a gittiğimde de 2. sezonu izlerim biraz.

Bugün saat 15:00'da Sinop'a doğru yola çıkıyorum. Belki 2 gün kalırım işte. O arada yazımı da tamamlarım.

Sinop güzel şehir. Sahilleri hep sevmişimdir. Sinop'un da sahilini seviyorum. Sahilde saatlerce oturup düşünüyorum. Düşünürken bir yandan da birşeyler içiyorum. Ramazanda kahve içemeden sahilde oturacağım artık. Bir de Sinop'ta Sinop GM'yi ziyaret ederim diye düşünüyorum.

Sinop'tan sonra memlekete geçeceğim inşallah. Soğan sökeceğiz, ceviz silkeceğiz. Çok iş var yani. Eğer uçak bileti alabilirsem geri Samsun'a döneceğim ve İstanbul'a geçeceğim. Bulamazsam oradan doğru İstanbul'a. Ayın 21'inde iftar var arkadaşlarla beraber.

Yeni bir dernek kurduk. Daha doğrusu biz kulüp diyoruz. Adı Gökkuşağı Gençlik ve Spor Kulübü Derneği. Bu kulübe şimdi üye arıyorum. Ay sonuna kadar Samsun'da oturan 20 kadar kişi bulmam lazım. Yoksa kulüp fesih edilecek. Samsun'da üye olacak arkadaşlar arıyorum.

Uykum geldi benim. İyi geceler.

Oruç ağız yazılan ilk yazı...

| 0 yorum

Oruç ağız yazdığım ilk blog yazısı oluyor bu yazı.. Onbir ayın sultanı diye nitelendirdiğimiz, o 30 gün boyunca bizce yanlış olan ama diğer zamanlarda yaptığımız şeylerin adını dahi anmıyoruz.

Alkollü içki satarak geçimini sağlayan bazı yerler Ramazan boyunca işletmelerini kapatıyorlar. Hatta bir arkadaştan duymuştum, ramazanda çalışmayan hayat kadınları varmış.

Bu işe girersem bir çok şey söyleyeceğim ramazan ramazan. Olmayacak.

Ramazan her sene olduğu gibi bu senede bereketiyle geldi. Samsun'da havalar bir anda normal seviyeye indi. 1 hafta önce balkonda yatmama rağmen bir kaç gündür üzerime battaniye almadan uyursam üşüyorum. Bir de dün sahur vaktinden 15-20 dakika önce başlayan ve ramazan gibi bereket namı ile anılan yağmuru da eklersek...

Bir kaç gündür hava sıkıntılıydı. ( insan gibi) Ha yağdım, ha yağacağım vaziyetindeydi.. Meğer dün akşam için hazırlanıyormuş..

Diğer bir bereket de bu sabah karşıma çıktı. Ne mi? RSS yolu ile abone olduğum sitelerden RSS haberleri geldi. Maşallah bir hayli bereketli..
Bir kaçının linki:

kabakmeltemi'nden Onbin Ayın Sultanı
Cihan'dan Bukowski ile tek efendili sahurlar
Bendeniz'den hayırlı ramazanlar


Nice Ramazanlara..