Mevlana'nın şehri, KONYA...


Bu fotoğraf FotoKritik'te "ham"ım, "piş"emedim, "yan"amadım... adı ile yayınlanmaktadır.


Karaman’a gitmeden önce Konya’da bir inelim de kahvaltı yapalım dedik. Konya’ya da gelmişken Mevlana Hazretleri’nin mezarını ziyaret etmeden olmazdı hani.






Sabah saat 6’da Konya’ya indiğimizde ilk olarak arabayı park edecek yer aradık. Şehre girerken park edilmiş bir arabanın arkasına çekeriz diyordum ki şehrin içinde yanıldığımı fark ettim. Ortalıkta bir tane araba yoktu. Bir an şehre arabaların girmesi yasak sandım. Neyse otoparktadır hepsi dedik, bir otopark bulduk, orada da hiç araç yoktu. En sonunda aracımızla beraber Alâeddin Tepesi’ne çıktık, park ettik ve orada kahvaltı yapmaya karar verdik. Saat 6’yı biraz geçmişti. Semaver de yapalım dedik, güzel olur. Sonra bir baktık ki şekerle çay almayı unutmuşuz. Yanıma 2 kişi alıp ver elini çarşı pazar. Açık bakkal, olmadı kahvehane buluruz da alırızdı hesap. Saat 7’ye yaklaşıyor ama hiçbir yer açık değil. Samsun’da o saatte kesin açık yer bulurduk. En azından kahvehaneler açık olurdu. Gariptir, açık fırın bile bulamadık. Aradık taradık, o saatlerde trafiğe çıkan araçları görüp sevindik, sonra açık fırın gördük, bir daha sevindik. Sorduk onlara, bize tarif ettiler bir yeri. Gittik, bulduk, çayı ve şekeri aldık. Ama halen bir sorun vardı: biz kaybolmuştuk. :D Sorduk bakkala, dümdüz gidin dedi. Uyduk ona ama inanmadık. Bir baktık ki Alâeddin Tepesi’ne çıktık. O dümdüz yolda Konya’lı bir arkadaşı aradık. Emre’yi. Uyandırdık uykusundan, gel bizi gezdir dedik. 1 saatlik yol tepti, geldi yanımıza. Çay olmuştu. Oturduk kahvaltı yaptık. Sonra ver elini Mevlana.

Blog Action Day - Climate Change (İklim Değişikliği)

| 0 yorum

 Geçen sene "Fakirlik" ya da benzeri bir konu ile ilgili bir yazı yazmamızı gerektiren ve dünya üzerinde belki milyonlarca kişinin bu konu üzerinde birşeyler karaladığı "Blog Action Day" bu sene "Climate Change" yani "İklim Değişikliği" konusuna değinmemizi istemiş..

Hadi hepinize kolay gelsin.


İstenmedik...

| 0 yorum

Mehmet Cemil’in eniştesi Karaisalı’da olanları anlatırken:

En hafif hakaret pis ma’cırdı.”

Rumeli’ye Veda – sayfa 223

Yüzyıllar önce yeni vatanı korumak için gönderilmişlerdi. Yaratan, görevlerinin sona erdiğine hüküm verdi ve bir sebep gösterdi. Lozan'la Onlar oradan Anadolu'ya gelmek zorunda kaldılar. Gelirken 100'lerce can verdiler. Savaşlarda ölenleri saymıyorum bile. Ama hep pis oldular, hep istenmeyen..

Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.

17.01.1931 M. Kemal Atatürk

Denge... Özenti... Hayranlık...

| 0 yorum

Salih Paşa damadı Fikret Yüzbaşı’ya düşüncelerini açıklarken:

Beğenmedikleri Abdülhamit 30 sene devleti denge siyaseti ile idare etti. Bir karış toprak kaybetmedik. Onun gidişiyle birlikte Trablusgarp ve Balkan faciaları art arda geldi. Denge siyaseti nedir, hariciyemiz farkında mı acaba? İngiltere olmadı, o zaman Almanya’ya iltica edelim, olmadı eski düşmanımız Rusya ile ittifak yapalım. Mesele bu kadar basit midir? Şurası muhakkak ki, harbiye nazırı ve ordumuzun ileri gelenlerinde ileri derecede Alman hayranlığı mevcuttur ve muhtemel bir harpte Almanların muhakkak galip geleceğini ummaktadırlar. Mesele bu kadar basittir.

Rumeli’ye Veda – sayfa 96-97
Günümüzde de her ne kadar yok desekte 7'den 70'e herkeste, "Biz eskiden şöyle şöyle yapardık." diyende bile ecnebi hayranlığı yok mu? Ülke bile seçmiyoruz; Hindu, Çinli, Etiyopyalı.. farketmiyor.