Güney Kore bana Şenol GÜNEŞ'i de gösterdi. Çok tatlı bir adammış.. Canayakın, ilgili.. Sevdim..
zaman:
15:31
Güney Kore'ye gidiyorum. Gençlik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı'nın ikili anlaşması ile bir kaç senedir yapılan Güney Kore Türkiye değişiminin bu seneki katılımcılarından biri de benim..
2 hafta kadar önce 20 Güney Kore'li genç Ankara'yı iyice gezdikten sonra Beypazarı'nda bir gece aile yanında kaldılar.. Sonra Konya'da Konya Gençlik Merkezim'in misafiri olan gençler oradan Yeşil Bursa'mıza geçip Bursa Gençlik Merkezim'in konuğu oldular. Oradan da İstanbul'a geçen gençler tarihi ve turistik yerleri gezdikten sonra Engelli Basketbol Dünya Şampiyonası’nda, Güney Kore ile İsveç arasında gerçekleşen basketbol karşılaşmasını izlediler.
Ben Onlar buraya geldiğinde katılmadım. Yani yukarıda yazanlarının hiçbirini görmedim. Okudum sadece. Şimdi sıra bizde. Yarın akşam gece yarısı Ankara'ya doğru yola çıkacağım. Öğlen toplantı var. Akşamleyin İstanbul aktarmalı olarak ver elini Seul.
Aşağıdaki video 2007 katılımcılarının hazırladığı video..
zaman:
21:25
Konuşmak her zaman için kolaydır. Gidersin söylersin
diyeceklerini demek istediğine.. Hazırlık
yapmaya da gerek yok ne diyeceğini biliyorsan. Oturursun oğlunla , kızınla ,
kardeşinle, arkadaşınla konuşursun. Ama yazmaya gelince biraz zorlanırsın. Şu
anda olduğu gibi.
Blog Action Day 2009’da İklim Değişikliği ile ilgili yazılar
yazılacak. İşte bugün. Kimler yazıyor bilmiyorum Türk blogculardan.
Hiçbir bilimsel bilgim yok bu konuyla ilgili. Tamamen
kulaktan dolma bilgiler bildiklerim. Ama bir ziraat öğrencisi olarak da bilmem
gerekir diye düşünüyorum.
Ben bu sefer kulaktan dolma bilgilerimin neler olduğunu
yazayım. Biraz trajikomik olsun bu yazı…
1- İklim
değişikliği farklı zamanlarda olan bir şey. Belki 5000 senede 1, belki 500
senede 1. Bilmiyorum. O yüzden pek önemsememeli.
2- İklim
değişikliği, özellikle dünyanın ısınmaya başlaması bilim adamları ozondaki
deliği kapatmaya başladığı zaman başladı.
3- İklimler
sürekli değiştiği için bir sorun yok.
4- Öyle
bir konuma geleceğiz ki İstanbul Boğazı kuruyacak. –Bu benim düşüncem: Öyleyse
Karadeniz, Marmara Denizi, Ege, dolayısıyla Akdeniz kuruyacak.. Tamamen
kurumasa bile bir sürü gölet halini alacak.-
zaman:
00:01

İlköğretim eğitimini yurtdışında bitiren var mı içinizde?
Evet ilginç bir soruyla başladım. Türk çocukları, 1933’ten beri okuyan herkes binlerce kez “Andımız”ı okumuştur bağıra bağıra. Hatta ben ortada okumak istiyorum diye ağlayan bile olmuştur. Şimdi 1933’te yazılıp ilköğretim okullarında okutulması zorunlu tutulan “Andımız”ı bir analiz edelim.
Türküm. Herkesin ulaşamayacağı bir rütbe. Üstüne üstlük biz kafatasına, rengine, bakmadan dahi “Tamam, sen Türksün.” diyebildiğimiz halde. Bir üst kimliktir alt kimliktir tartışılıyor. Kimliğin bence altı üstü olmaz. Altı don, üstünde pantolon olur. Hiç üst üste don giyen gördünüz mü?
zaman:
08:54
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



